Rekabet ve Yolsuzluk İlişkisi Üzerine: Venezüella Örneği

Yolsuzluğun seviyesi ve miktarı ne olursa olsun, kamu hizmetlerinin sunumunda etkinliği bozduğu, iktisadi kalkınmaya zarar verdiği ve toplumsal bütünlüğü zedelediği genel kabul görmüş bir gerçektir. Bunun en iyi örneği galiba ekonomisi ve demokrasisi dibe vuran Venezüella'dır.

Yolsuzluklar piyasaların etkin işleyişini, yani rekabeti de olumsuz etkilemektedir. Buna karşın etkili bir rekabet politikası da rekabetin gelişimine ve dolayısıyla yolsuzluğun azalmasına katkı sağlayabilmektedir. Farklı derecelerde de yolsuzluğa hemen her ülkede rastlanmaktadır. Ancak, yolsuzluğun yüksek olduğu ülkelerde teknoloji yoğun bir ekonomiye erişmek zorlaşmaktadır. Piyasa ekonomilerinde şirketler daha büyük pazar payı elde etmek ve pazar gücüne sahip olarak daha yüksek fiyat uygulamak için rekabet ederler. Diğer şeyler eşit olduğunda, rekabetçi piyasalarda yolsuzluk fırsatları azalır. Diğer taraftan, yolsuzluğun derecesi kârlı piyasalara giriş engeli oluşturabilir ve tüketici refahını bozacak şekilde rekabet kısıtına neden olabilir. Örneğin, kamu ihalelerinde seçilmiş firmaların ihaleleri kazanması veya belirli sektörlerde lisansların seçilmiş şirketlere tahsis edilmesi rekabeti kısıtlamakta ve rüşvet veren şirketleri ödüllendirmektedir. Rekabet piyasaya girişi kolaylaştırarak, şirketleri maliyetleri düşürmeye ve yenilik yapmaya zorlayarak, verimliliği ve iktisadi büyümeyi desteklemektedir. Yolsuzluklar bu erdemli döngünün yerine yeni bir sistem getirmekte ve etkinsiz ve bazen de düpedüz suçlu şirketleri ve şahısları ödüllendirmektedir.

Yolsuzluk ve rekabet arasındaki ilişkiyi test etmek amacıyla Dünya Ekonomik Forumunun (The World Economic Forum) 2015-2016 Küresel Rekabet Gücü Raporundaki (Global Competitiveness Report, GCR) verilere baktım.

Verilerin bir kısmı gerçek diğerleri ise anketlerden üretilmektedir. Veriler Türkiye dâhil 139 ülkeyi kapsamaktadır ve 12 başlık altında toplanmaktadır. Bu çalışmada başvurulacak anket sorularında, katılımcıların ülkelerindeki durumla ilgili olarak 1-7 arasında bir değer vermeleri istenilmektedir. 1 en kötü ve 7’de en iyi durumu göstermektedir. Piyasa etkinliği başlığı altında rekabetin yoğunluğu sorgulanmaktadır. Örneğin 7 piyasalarda rekabetin son derece yoğun (extremly intense) olduğunu, 1 hiç olmadığını ifade etmektedir. Kurumlar başlığı altında kamu politikalarını geliştirirken ve sözleşmeleri dağıtırken kamu görevlilerinin seçilmiş şirketlere ve şahıslara iltimas geçip geçmediği sorulmaktadır. 1 iltimasın, yani ahbap-çavuş ilişkilerinin yoğun olduğunu 7 ise olmadığını göstermektedir. Bu bölümde ayrıca şirketler kesiminin etiği sorgulanmaktadır. 1 değeri şirketlerin rant elde etmek için kamu görevlileri, siyasetçiler ve diğer firmalarla etik dışı ilişkilere girdiğini, 7 girmediklerini göstermektedir. Bir diğer soru ise yerli/milli firmaların kalitesiyle ilgilidir. 1 yerli firmaların kalitesiz ve 7’de çok kaliteli olduğunu göstermektedir.

140 ülkeye ait bu üç sorunun dağılım diyagramını ve korelasyon katsayılarını hesapladım. Dağılım diyagramında verilerin güney-batı orijininden kuzey-doğuya doğru çizilen doğru üzerinde yoğunlaşması pozitif ilişkiyi, kuzey-batıdan güney-doğuya doğru çizilen doğru üzerinde yoğunlaşması ise negatif ilişkiyi göstermektedir. Pozitif (negatif) ilişkide iki veri aynı (ters) yönlü hareket etmektedir. 1 (-1) değeri iki veri arasında tam pozitif (negatif) korelasyonu işaret etmektedir. 0,70’in üzerinde bir korelasyon değeri veriler arasındaki ilişkinin dikkate değer olduğunu ifade etmektedir. Dağılım diyagramlarında yatay eksenlenlerde hep rekabetin yoğunluğu yer almakta ve grafik değiştikçe dikey eksenlerde ilgili veriler yer almaktadır. Aşağıdaki grafikler bu veriler arasındaki ilişkiye ait bilgiler verilmektedir. 


Öncelikle belirtelim, rekabetin yoğunluğu açısından 140 ülke arasında Türkiye ortalarda bir yerde durmakta ve 51’inci sırayı almaktadır. Mal ve hizmet piyasalarında rekabetin geliştirilmesi adına daha yapılacak çok iş bulunmaktadır (grafikleri büyütmek için üzerini tıklayınız).

Bir Latin Amerika atasözüne göre “dostlara adil davranılır, düşmanlara yasa uygulanır.” Aşağıdaki grafikte kuralların eşe dosta iltimas geçerek uygulanıp uygulanmadığına ilişkin veri ile rekabetin yoğunluğu karşılaştırılmaktadır. Grafikten de görüleceği gibi kuralların objektif uygulandığı yani ahbap-çavuş ilişkisinin düşük olduğu ülkelerde rekabet daha yüksektir. Diğer bir deyişle kural hakimiyetinin geçerli olduğu ülkelerde iş adamları kamu binalarında rant rekabeti kovalamak yerine piyasalarda ürün rekabetine girişmektedir. İki değişken arasındaki korelasyon katsayısı (0,72) ilişkinin dikkate değer olduğunu göstermektedir.

Son zamanlarda yaratıcısı olduğum şu metaforu sıkça dillendiriyorum: “piyasa risklerini yönetenlere ‘girişimci’, devletin yarattığı riskleri yönetenlere/aşanlara ‘hayırsever işadamı’ diyoruz. GCR anketinde sorulan bir diğer soruda şirketlerin etik düzeyiyle ilgiliydi. Piyasalarda rekabetin yoğun olduğu ülkelerde şirketler/iş adamları rant elde etmek amacıyla siyasetçilerle ve kamu görevlileriyle etik dışı ilişkiler geliştirmiyor, doğru düzgün iş görüyor. Bu iki değişken arasındaki korelasyon katsayısı (0,80) rekabet ve şirket etiği arasındaki ilişkinin güçlü olduğunu gösteriyor.

Son sözü ise aşağıdaki grafik söylüyor.

Rekabetin yüksek olduğu piyasalarda şirketlerin kalitesi ve performansı da artıyor. Piyasalarda rekabet seviyesi ne kadar yüksekse yerli ve milli firmaların kalitesi de yüksek oluyor (korelasyon katsayısı 0,75). Piyasalarda rekabet kısıtı varsa firmalar AR-GE’ye daha az harcama yapıyor ve dolayısıyla yeni ürün ve hizmet geliştirmiyorlar.Şirketlerin iş geliştirme birimleri yenilik yapmak yerine, kamu binalarında ihale ve imtiyaz kovalıyor. 


Son zamanlarda krizden krize sürüklenen ve petrol içerisinde yüzerken, yolsuzluk ve sefalet batağında yüzmeye başlayan Venezüella’nın grafiklerin hep güney-batı orijinine yakın kaldığına da özellikle dikkat edelim. Rekabet seviyesi düşük olan bu ülkede ahbap-çavuş ilişkisi had safhada, etik dibe vurmuş durumda ve Chavez’in milli şirketleri kalitesizlikten sürünüyor. [*] Saydamlık, etik ve rekabetin hüküm sürdüğü AB üyesi ülkeler ise grafiklerin kuzey-doğu bölgesinde yoğunlaşıyor. İbretlik ve ders çıkarmalık. Buyrun tercihinizi yapın lütfen.

[*] Venezüella için güzel bir değerlendirme için bkz. Tunçdemir, C. 2016. “Petrol Denizinde Yüzen Ülke: Venezüella”. https://www.yarinabakis.com/2016/05/22/bir-ibretler-ulkesi-venezuela/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder