PTT ve Evrensel Posta Hizmeti Zorunluluğu

     Bu yazıyı hürriyet gazetesindeki yayımlanan “Kahvede postaya dönüyoruz” başlıklı haber üzerine yazmaya karar verdim. Habere göre “Sakarya Altındere'deki tek PTT görevlisi emekli olunca postalar kahveye çuvalla bırakılmaya başlandı…Kahveye yakın yerde oturanlar postalarını alıyor… Bu kahveye uğramayan vatandaşlara gelen ihbarname veya icra bildirimleri masa üstünde aylarca bekliyor. Arada kaybolanlar da oluyor. Bu nedenle birçok vatandaş icra ve gecikme faiziyle karşı karşıya kalıyor”.
     Daha önceki bir günlük yazımda da belirttiğim gibi 5584 sayılı Posta Kanunu’nun 2’nci maddesine göre mektup postası gönderileri hizmetlerini sunmak Posta ve Telgraf Teşkilatı'nın (PTT) tekelinde bulunmaktadır. Mektup gönderileri tebrik kartları dahil kayıtlı ve kayıtsız mektuplar, posta kartları, basılmış kağıtlar, gazeteler, küçük paketler, ücretsiz posta gönderileri, körlere özgü yazılar, tebliğ kağıtları, değer konulmuş mektupları ile kredi kartları ve hesap ekstrelerini kapsamaktadır. PTT kendisine tanınan bu tekel hizmetlerinin yanısıra rekabete açık havale ve çek gibi parasal posta hizmetleri ile kargo ve kurye gibi lojistik hizmetleri de sunmaktadır.
     Mektup tekelinin verilmesinin örtülü gerekçesi PTT’nin “evrensel posta hizmeti sağlaması zorunluluğundan” (EPHZ) kaynaklanmaktadır (5584 sayılı Kanun’da bu yönde açık bir hüküm bulunmamaktadır. EPHZ çerçevesinde PTT’nin yurt genelinde haftanın en az belirli sayıdaki gününde mektup gönderilerini toplaması ve dağıtması gerekmektedir. Posta ücretleri belirli kalitede ve vatandaşların tamamının ödeyebileceği seviyede belirlenmelidir.
     Altındere gibi nüfus yoğunluğunun ve kişi başına mektup postasının görece düşük ve ulaştırma maliyetlerinin görece yüksek olduğu kırsal yerleşim yerlerinde posta hizmetlerinin maliyeti yüksektir. Buna karşılık bu yörelerde yaşayanların gelirleri de kentlilere göre daha düşüktür. Öte yandan nüfusu yoğun, kişi başına mektup postasının daha yüksek ve ulaştırma giderlerinin daha düşük olduğu kentlerde posta hizmetlerinin maliyeti de daha düşüktür. Bu durumda normal koşullar altında kentlilere (kırsaldakilere) uygulanacak posta ücretlerinin daha düşük (yüksek) belirlenmesi iktisadi aklın gereğidir. Ancak, ücretin maliyete göre belirlenmesi, evrensel hizmetin kaliteli, düzenli ve makul bir ücret karşılığında sağlanması ilkesiyle çatışmaktadır.
     Bu nedenle PTT kırsaldaki (kentlerdeki) posta hizmetlerinin ücretini düşürerek (artırarak) ulusal düzeyde tek fiyat uygulamaktadır. Böyle yaparak ucuz maliyetli kentli müşterilerinden, yüksek maliyetli kırsaldaki müşterilerine çapraz sübvansiyon sağlamaktadır. Amaç, kırsaldaki müşterilerine ucuz, kaliteli ve düzenli posta hizmeti sunabilmektedir. Haberden anlaşılan o ki PTT kendisine örtülü biçimde verilen evrensel posta hizmeti sağlama zorunluluğunu göz ardı etmiş.
     Ancak bundan sonra bu görevini daha fazla ihmal edemeyecek. 5584 sayılı Posta Kanununun yerini alacak 23 Mayıs2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan (ve yayımından bir yıl sonra uygulanacak) 6475 sayıl Posta Hizmetleri Kanunu evrensel posta hizmetlerinin standartlarını açıkça ve emredici biçimde belirlemektedir (m. 13 ve 14). Bu çerçevede evrensel posta hizmeti, iki kilograma kadar olan posta gönderileri, yirmi kilograma kadar olan posta koli veya kargoları, basılmış kâğıtlar ile görme engellilere özgü yazıların haftada beş iş gününden az olmamak kaydıyla etkin, verimli, kaliteli, süratli bir şekilde ve karşılanabilir bir ücretle ülkenin her yerinde sunulmasıdır. Aynı Kanuna göre evrensel hizmet sağlayıcısı olarak görevlendirilen PTT’ye maliyetli evrensel hizmetin finansmanı için mektup tekeli verilmekte, evrensel hizmet fonu kurularak potansiyel zararın buradan karşılanması öngörülmekte ve gerektiğinde devlet bütçesinden katkı sağlanması hüküm altına alınmaktadır.













Hiç yorum yok:

Yorum Gönder